Kokpit Manzarası: Pladi Mezrası-Fettahoglu Otel ve Yente Yolu

Ayder yaylasından sonraki durağımız olan Uzungöl ve Pladi mezrasına doğru yola çıkmıştık. Karadeniz sahil yolundan Trabzon yönüne doğru yemyeşil bir doğa içerisinde gayet keyifli bir yolculuğa başladık. Trabzon’un Of ilçesinden içeriye doğru döndükten sonra
önce Dernekpazarı ve Çaykara ilçelerine ardından da Uzungöl’e ulaşılıyor. Toplam mesafe Trabzondan 100 km, Of ilçesinden yaklaşık 38 km. Yol boyunca çok yoğun birçalışma var. Hem karayolu duble yol inşaatı devam ediyor, hem de yol güzergahında bulunan nehir yatağında çok sayıda HES inşaatları yapılıyordu. Çok yoğun bir kamyon trafiği var (Eylül 2011). Sanıyorum 2012 yazına kadar bu yoğunlukta önemli bir azalma olur. Yol Uzungöl’e kadar gayet güzel asfalt. Herhangi bir sorun yok. Fakat siz yine de tehlikeli sürücülere karşı güvenliğiniz alın ve yavaş gidin. Hem böylece manzaranın sunduğu güzellikleri baka baka Uzungöl’e varırsınız.


Nihayetinde Uzungöl’e vardık. Bu şirin beldeye ilk girişte bir düzenlilik göze çarpıyordu. Belli ki turizm endüstrisi burayı da kendi kültürünce şekillendirmiş. Gelmeden önce pek çok fotoğrafını gördüğüm ve hakkında yazılarını okuduğum Uzungöl’e ilk gelişim olduğu için eski halini bilmiyorum. Daha önce gelenler burayı çok değişmiş ve güzelliğinin önemli bir bölümünü yitirmiş görselerde bence gayet güzel, çekici ve enfes seyirliği olan bir yer Uzungöl. Gözlerimiz ilk olarak o kartpostallarda görmeye alışık olduğumuz çift minareli gölün hemen kıyısındaki camiyi arıyor ve çok çabuk önümüze çıkıveriyor! Gölün ve çevreleyen dağların, eski köy evlerinin yanına sis bulutlarının o müthiş efektini eklediğimizde bize harikulade bir seyirlik manzara çıkıyor Uzungöl’de!

Caminin hemen arkasındaki yamaca konuşlanmış köy evlerinin dışında gölün her iki yakasında ve arkasında (Yente yaylası yolu güzergahında) pek çok otel ve pansiyon ard arda sıralanmış. Çok sayıda konaklama alternatifi olan, oldukça serin, küçük ve güzel bir yer Uzungöl.

Biz hava kararmaya yakın uzungöl’e geldiğimiz ve otelimiz buraya yaklaşık 11 km mesafede Pladi mezasında olduğu için, şimdilik durmayıp yola devam ettik. Uzungöl’de durup otelin yolunu sorduğumuz bir esnafın ellerini kaldırıp daireler çizerek “Oooooo daha çooook var” demesi ve yağmurun şiddetini arttırmakta oluşu, ilk başta bizi biraz tedirgin ettiyse de yola çıktık bir kere deyip yola devam ettik. Buraya kadar çok sayıda tabelasını gördüğümüz Fettahoğlu Otelin yine yol boyunca rastladığımız tabelalarını takip ederek yaylaya tırmanışımızı yağmur altında toprak yolda sürdürdük. İyiki de kiralik aracımızın kabaklaşmış lastiklerini erken farkedip, kiralık olmasına rağmen can güvenliğimiz gereği lastiklerini yenilemişiz. Bu sayede balçığa dönüşmüş o dik toprak yolda yağmur altında yolda kalmamız ve daha kötüsü aracın yoldan çıkması kesindi (Lüfen aracınız kiralıksa lastiklerinin iyi durumda olduğunu mutlaka kontrol edin!).


Yaklaşık 25 dakikalık tırmanıştan sonra nihayet karanlıkta kolayca yağmura ve yoğun sise rağmen farkedilebilen Fettahoğlu oteli görebildik ve Pladi mezrası yazan tabeladan sağa dönerek otelimizin otoparkına ulaştık. Böyle bir yerde, dağın başında bu kadar büyük bir otel görmek ilk başta bizi şaşırttı. Hemen kendimizi içeriye attık ve çok sıcak karşılandık. Otelin çok yeni bir otel olması, her yerinin ahşap kaplı olması, böyle bir dağ başında bu derece (4 yıldızlı) bir lüksü gömek şaşırtıcı ama bir o kadar keyifliydi. İkram edilen çaylarımızı yudumlarken otelin tüm ön cephesinin ön taraftaki dağları, karşıdaki köy ve yayla evlerini çoook uzaktan gördüğünü, bulutların çam ağaçlrını kısmen örterek adeta dumanı tüten ormanlar görüntüsü verdiğini, tam karşıki dağın tepesinden, bulutların üstünden akarmışcasına yere doğru akan müthiş uzunluktaki derenin kuşuçuşu 5-6 kilometreden duyulan sesi.. inanılmaz bir panoramanın önünde rahat koltuklarımızda çayımızı yudumlarken ancak uçak kokpitinde pilotların görebileceği bu eşsiz manzaraya karşı sıcak çaylarımızı yudumladık. Tabi ben çayımı çarçabuk bitirerek hemen fotoğraf kamerama sarıldım ve hava tamamen kararmadan birkaç kare çekim yaptım.

Odalarımza yerleştiğimizde de bir sürpriz karşılıyordu bizi. Odamızın bir de kapalı balkonu vardı ve penceresi tam olarak açılabiliyordu Aynı manzarayı doya doya hava zifiri karanlık olana kadar seyre daldım.

Fettahoğlu Otel’de otel odalarına giden koridor son derece geniş tasarlanmış ve çok ferah. Otel odamız da oldukça genişti. Banyo ve yatak son derece temiz ve rahattı. Bu yükseklikte bir dağ otelinde LCD televizyondan çok sayıda kanalı uydudan seyredebilmek özellikle uzun konaklama yapmak isteyenler için geceleri evinizdeki konforu sunabilir.

Sabah çok erken uyanıp, fotoğraf ekipmanlarımla birlikte saat 06:00 kendimi hemen dışarıya attım.Amacım o temiz yayla havasını içime çekmek ve Uzungöl’ü kuşbakışı gören bir tepeye çıkıp fotoğraflamaktı. Oteldeki görevli genç arkadaşların yönlendirmesiyle bizzat bu gençlerin açtıkları patikayı buldum ve 15 dakikalık bir tırmanış-yürüyüşten sonra Uzungöl’ü tepeden bakan yere geldim. Yalnızca büyüleyici Uzungöl’ü değil, karşıdaki köy ve yayla evlerini, mezraları, dağları, bulutlara çıkan zig-zaglı toprak yolları (ki çok etkileyiciydi, yol bulutun içinde kayboluyordu, bir an oraya gitmek istedim) , çiçekleri vs Çok sayıda fotoğrafını çektim. Biraz dinlendikten sonra otele geri döndüm ve aracıma binip Yente yaylasına doğru tırmanışa geçtim.

Az önce karşıki dağlarda gördüğüm bulutlara çıkan zig-zaglı toprak yolun birebir aynısıydı bu Yente yaylası yolu. Rahat bir tımanıştan sonra (aracım binek tipi önden çekişi bir araçtı) bulutların içine daldım ve sonunda Yente yaylasına ulaştım. Yayladaki köy evleri sisin içinde kaybolmuş gibiydiler ve bana çok esrarengiz göründüler. Yine yayla evlerini sabahın erken saatlerinde fotoğrafladıktan sonra Fettahoğlu otele doğru aynı yoldan inişe geçtim. Yol sırasında sık sık durarak çeşitli kompozisyonlarda fotoğraflar çektim ve nihayet otele ulaştım. Otlardan sırılsıklam olmuş kıyafetlerimi kurularıyla değiştirerek ailecek kahvaltıya indik. O nefes kesici “kokpit” panoraması eşliğinde harika bir kahvaltı yaptık. Buradan ayrılmak zor geldi fakat nihayetinde bu bir keşif yolculuğuydu ve sıradaki duraklarda göreceklerimiz bilinçaltımızı bizi yola çıkmaya iknaya çabalıyordu.

Fettahoğu Grand Hotel (****):
Nigar Fettahoğlu
Çayıroba yolu 7.km (Yente Yaylası Pladi Mezrası)
Uzungöl/Trabzon
Tel: 0462 656 6302
İdeal Konaklama: Haziran ortasından Eylül sonuna kadar

Bir Cevap Yazın