Girişimciler için Proje Yönetimi Neden Önemli?

Her bir girişim, nihayetinde ortaya bir ürün çıkartmak için yola çıkar. Fikir dediğiniz şey aslında bir ürünün hayalidir. Peki bu ürünü ortaya çıkartabilmek için yeterli bilgi ve tecrübeye, donanıma sahip miyiz? Bunu her girişimci takım kendilerine sormalı. Günümüzde girişimcilik üzerine verilen eğitimler, seminerler, sunumlar, mentorluk çalışmalarında hep şunlar anlatılır; business canvas, acı/problem, sizin buna çözümünüz, potansiyel müşterilerle ilgili pazar araştırmaları vesaire.  Bunlar neredeyse standard bir girişimci eğitimi müfredatı haline gelmiş durumda. Nereye gitseniz karşınıza çıkıyor. Ben bunun biraz fazla dışına çıkıp büyük resme bakmaktan ve metodik olmaktan yanayım. Kısacası her bir girişim fikri, aslında birer projedir ve proje yönetimi metodojileri ve prensipleri mutlaka uygulanmalıdır. Bunun aksi, çok büyük olasılıkla onca emek, zaman ve paranın boş yere heba edilmesine sebep olacaktır.

Peki, proje yönetimi (PY) deyince ne anlıyoruz? PY’yi yeterince biliyor muyuz? Metodolojilerini, prensiplerini, pratiklerini hiç deneyimledik mi daha önce? Teknikleri nelerdir? İşin aslına bakarsanız, herkes proje yöneticisi bu memlekette. Ama gerçekten Proje Yönetimi uygulayanımız yok gibi (varsa yazın, deneyiminizi paylaşın). Proje Yönetimi, doğru uygulanırsa, girişiminizin başarısını en baştan çok arttıracaktır. Business Canvas, vs. teknikleri tabi bir kenara koyun, unutun demiyorum. Ama size başka ve bence çok daha derin ve ufuk açıcı bir kavramdan bahsediyorum.

Peki proje yönetimi metodolojileri ve teknikleri nelerdir? Bu çok geniş ve büyük bir konu. Özetle proje yönetimi deyince akla gelen referanslar şunlar;

PMBOK/PMP: Genel anlamda özellikle ülkemizde proje yönetimi deyince akla ilk PMI PMBOK/ PMP gelir. Ve bu oldukça yaygındır, kimi iş ilanlarında PMP (Project Management Professional) sertifikası isteyenlere rastlanıyor artık. Tabii ki PMBOK/PMP genel kanının aksine PY metodolojisi değil. Aslında bu bir çerçeve (framework) de değil. Adından da anlaşılaağı üzere “Project Management Body Of Knowledge”. Yani bir çeşit araçlar, teknikler ve “best practices” kataloğu diyebiliriz. Oldukça da girifit bir yapısı var. Girişim projeleri için belki de en büyük dezavantajı, ürüne odaklanmaması. Bu büyük bir handikap. PMBOK’ta çok bilinen 5 süreç gurubu iskeletini oluşturur; Başlatma (initiating), Planlama (planning), Yürütme (executing), İzleme ve Kontrol (monitoring and controlling), Kapanış (closing). Risk yönetimi, planlama, WBS, kapsam yönetimi, insan kaynakları yönetimi gibi temel alanlarda genel kabul görmüş teknikleri içerir.

PMBOK Guide—Fifth Edition

PRINCE2: “PRojects IN Controlled Environments”ın kısaltması olan PRINCE2, özünde ürüne odaklanan, süreç-bazlı bir proje yönetimi “metodolojisi”dir. İngiltere kökenlidir ve belki de en ilginç yanı, PMBOK’un aksine, yazılım projelerinin yönetilmesi konusundaki ihtiyaçtan doğmuştur. Daha sonra başka alanlarda da kullanılabilecek şekilde genelleştirilmiş. PRINCE2’da temel olarak 7 tema ve 7 süreç bulunur. Proje ekibinin rolleri, hedeflenen ürün tanımı, yapılacak aktiviteler bir çerçeve içinde önceden tanımlıdır. Bu yönüyle de benim favorim, herşey yerli yerinde, al şablonu, özelleştir ve kullan. Güzel yanı, PMBOK’dan da çeşitli teknikleri de alarak kullanabileceğiniz gibi (bu ikisi birbirinin tamamlayıcısıdır aslında), sadece PRINCE2 ile de rahatlıkla girişiminizi/projenizi yönetebilirsiniz.

PRINCE2 Process Model

AGILE/SCRUM: Giderek çok daha sık duyduğumuz bir kavram “Agile/Çevik”, ya da “Agility”. SCRUM da bir Agile tekniği. Son 2-3 yılda özellikle yazılım projelerinin yönetiminde epey popüler oldu. İnternette pek çok kaynak bulabilirsiniz. SCRUM rehberini buradan ücretsiz olarak indirebilirsiniz. SCRUM, yazılım projelerinde yaygın biçimde kullanılıyor. İşin özü, geliştireceğiniz ürünün özelliklerini bölümlere/parçalara ayırarak hızlı ve ucuz bir şekilde ve her bir tanımlı parçasını guruplayarak (sprintler) çok yakından/günlük olarak takip ederek tamamlamaya çalışmaktır. Her bir sprint tamamlandığında bir diğerine geçersiniz. Tüm sprintler tamamlandığında ürününüz tamamlanmış olur.  Ürününüzü geliştirirken çok sıkı bir takip, denetim ve disiplin sağlar. Kişisel tecrübelerime göre daha çok projenizin “yürütme/execution” aşaması için, yani yazılımı geliştirdiğiniz aşama için kullanabileceğiniz bir metodolojidir. Biraz daha ileriye gidersem, bence mutlaka yazılım geliştirme süecinizde SCRUM yapmalısınız.

 

Grafik: http://kod5.org/scrum-metodolojisine-giris/

PLCOR: Bir diğer proje yönetimi aracı ise diğerlerine göre çok az bilinen PLCOR; “The Product Lifecycle Operations Reference” modelidir. Diğerlerinden ayrılan en önemli özelliği, tüm süreçlerinde belirli metriklerin olmasıdır. PLCOR tek başına yeterli olmadığında, kardeşleri DCOR, CCOR, SCOR’dan da faydalanabilirsiniz. PLCOR’un yapısı oldukça basittir, herşey önceden tanımlanmıştır. Size güzel bir yol haritası sağlar. Ne zaman hangi sırada neyi yapacağınızı, başarım kriterlerinizi/metriklerinizi belirleyebilirsiniz. Buradan yalın, güzel ve kolayca uygulanabilir bir proje yönetimi modeli çıkartılabilir. Ülkemizde pek bilinmeyen APIC SCC (Supply Chain Council) modelleri yakın gelecekte bir sıçrama yapabilir ve yaygınlaşabilir. En azından bu potansiyeli taşıyor. Bu arada APIC SCC’nin de Türkiye’de kalıcı bir ofis açacağını öğrendim. 2015’te Türkiye’de ilkini yaptıkları etkinliği 2016 yılında Nisan ayında da tekrarlayacaklar. Umarım bu profesyonel modeller ülkemizde daha çok bilinir ve uygulanır. Bu konuda özellikle SCOR konusunda bir yazı yazmayı çok istiyorum. Onu da ileriki zamanlara bırakalım.

Evet, buraya kadar çok genel bir bilgi vereyim, farkındalık oluşsun istedim. Vakit buldukça her biri için tecrübeye dayalı (sadece ansiklopedik değil) detaylı yazıları yine paylaşırım. Burada vurgulamak istediğim, girişimciler olarak üretmeyi hedeflediğiniz ürününüzü gözü kapalı el yordamıyla hiç bir model/metodoloji kullanmadan geliştirmeye çalışmamanız. Özellikle teknolojik bir ürün geliştiriyorsanız mutlaka proje yönetimi uygulayın. A’dan Z’ye belki tüm teknikleri en başta uygulayamayabilirsiniz. Ancak size en azından çok değerli bir iş disiplini kazandıracaktır.

 

 

Bir Cevap Yazın